Hata! Javascript'inizi açınız
Web Sitemize Hoşgeldiniz 17 Ağustos 2019


Türk Beşleri Nelerdir? Hakkında Araştırma

Şimdiki Yazımızda “Türk Beşleri Nelerdir? Hakkında Araştırma” Konusundan Bahsedeceğiz

Türk Beşleri’nin isimleri şu şekildedir:

  • AHMED ADNAN SAYGUN
  • CEMAL REŞİT REY
  • HASAN FERİD ALNAR
  • NECİL KAZIM AKSES
  • ULVİ CEMAL ERKİN

Ahmed Adnan Saygun Hakkında Kısa Bilgi (d. 7 Eylül 1907, İzmir – ö. 6 Ocak 1991, İstanbul).

Klasik batı müziğinde yapıtlar vermiş bir Türk bağdarı, müzik eğitimcisi ve budun müzik bilimcisidir (etnomüzikolog). Saygun, T.C. ilk Devlet Sanatçısıdır. Türk müzik tarihinde Türk Beşleri olarak anılan bestecilerden birisi olan Saygun, ilk Türk operasının bestecisidir ve “Devlet sanatçısı” ünvanını alan ilk sanatçıdır. Cumhuriyet Dönemi Türk müziğinin en çok seslendirilen eserlerinden “Yunus Emre Oratoryosu” en önemli yapıtıdır.

Ahmed Adnan Saygun Hayatı

Önemli din bilginleri yetiştirmiş İzmirli köklü bir aileden gelen Saygun’un babası sonradan İzmir Milli Kütüphanesi’nin kurucuları arasında yer alacak olan  Mahmut Celalettin Bey, annesi Konya’nın Doğanbey mahallesinden gelip İzmir’e yerleşmiş bir ailenin kızı olan Zeynep Seniha Hanım’dır.
İzmir’de “Hadikai Sübyan Mektebi” adlı mahalle mektebinde başladığı ilköğrenimini “İttihat ve Terakki Numune Sultanisi” adlı çağdaş okulda devam etti. Sanat eğitimine ağırlık veren bu okulda 13 yaşında iken İsmail Zühtü (nazariyat) Rosati (piyano) ve Tevfik Bey (piyano) yanında müzik çalışmalarına başladı. 1922 yılında Macar Tevfik Bey’in öğrencisi oldu. 1925 yılında Fransız La Grande Encyclopedie’den müzikle ilgili makaleleri çevirerek birkaç ciltlik büyük bir Musiki Lugati meydana getirdi.

Hayatını kazanmak için su şirketi, postane gibi çeşitli yerlerde çalışan, İzmir Beyler Sokak’ta bir kırtasiye dükkanı açıp nota satmayı deneyen Ahmet Adnan Bey, bu denemelerde başarısız oldu ve ilkokullarda müzik öğretmenliğine yöneldi. İlkokullarda öğretmenlik yaptığı dönemde Ziya Gökalp’in, Mehmet Emin’in, Bıçakçızade Hakkı Bey’in şiirleri üzerine okul şarkıları yazdı. 1925 yılında devletin yetenekli gençleri müzik eğitimi için Avrupa’daki önemli konservatuarlara göndermek üzere açtığı sınava girmek isteyen genç müzisyen, annesinin ani ölümü üzerine bu fırsatı kaçırdı. Orta dereceli okullarda müzik öğretmenliği yapmak için açılan sınavı kazanarak 1926 yılından itibaren bir süre İzmir Erkek Lisesi’nde müzik öğretmenliği yaptı.

Hayatını kazanmak için su şirketi, postane gibi çeşitli yerlerde çalışan, İzmir Beyler Sokak’ta bir kırtasiye dükkanı açıp nota satmayı deneyen Ahmet Adnan Bey, bu denemelerde başarısız oldu ve ilkokullarda müzik öğretmenliğine yöneldi. İlkokullarda öğretmenlik yaptığı dönemde Ziya Gökalp’in, Mehmet Emin’in, Bıçakçızade Hakkı Bey’in şiirleri üzerine okul şarkıları yazdı. 1925 yılında devletin yetenekli gençleri müzik eğitimi için Avrupa’daki önemli konservatuarlara göndermek üzere açtığı sınava girmek isteyen genç müzisyen, annesinin ani ölümü üzerine bu fırsatı kaçırdı. Orta dereceli okullarda müzik öğretmenliği yapmak için açılan sınavı kazanarak 1926 yılından itibaren bir süre İzmir Erkek Lisesi’nde müzik öğretmenliği yaptı.

Ahmed Adnan Saygun Eserleri

En tanınmış yapıtı Yunus Emre Oratoryosu (1946) olan Saygun’un öbür yapıtları arasında Özsoy (ya da Feridun; opera 1934) Taşbe-bek (opera 1934) Bir Orman Masalı (süit 1939-43) Kerem (opera 1947-52) Birinci Piyano Konçertosu (1952-58) Birinci Senfoni (1953) İkinci Senfoni (1958) Üçüncü Senfoni (1960) Gılgamış (opera 1962-83) Keman Konçertosu (1967) Köroğlu (opera 1973) Dördüncü Senfoni (1976) Viyola Konçertosu (1977) Beşinci Senfoni (1984) İkinci Piyano Konçertosu (1985) ve Viyolonsel Konçertosu (1987) sayılabilir.

Ulvi Cemal Erkin Hakkında Kısa bilgi, (d. 14 Mart 1906 İstanbul – ö. 15 Eylül 1972), Türk çağdaş müzik bestecisi ve müzik öğretmeni
Birinci kuşak çağdaş Türk müziği bestecileri arasında yer alan Erkin, opera dışında hemen bütün formlarda yapıtlar vermiş verimli bir bestecidir. Besteciliğin yanı sıra orkestra şefliği, piyano öğretmenliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında açılan müzik kurumlarında yöneticilik yaparak “müzik devrimi”nin sevilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda öncülük etmiştir.. Müzik tarihindeTürk Beşleri adıyla anılan sanatçılar arasında yer alır. 1971 yılında devlet sanatçısı ünvanı ile onurlandırılmıştır.

Ulvi Cemal Erkin Hayatı

Küçük yaşta annesinden piyano çalmayı öğrendi. Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenimi sırasında Adinolfi’den ders aldı. 1925’te Milli Eğitim Bakanlığının sınavını kazanarak gittiği Paris Konservatuvarı’nda Gallon ve Philip’n, Ecole Normale de Musique’te ise Nadia Boulanger’in öğrencisi oldu. Yurda döndükten sonra (1930) Ankara Musiki Muallim Mektebi’nde piyano ve armoni dersleri verdi, 1946’da yeni kurulan Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü şefi oldu; 1949-1951 arasında okulun müdürlüğünü yaptı, ölümüne kadar piyano ve bestecilik dersleri verdi.
Eserlerinin tümünde halk müziğinin ve Türk sanat müziğinin ritim ve ezgilerini, Batı müziğinin geleneksel anlayışıyla başarılı biçimde birleştirdi. Bu müzik anlayışını üyesi olduğu “Yürk Beşleri”grubuyla paylaştı. 1942’de tamamlayarak eşi Ferhunde Erkin’e adadığı Piyano Konçertosu ile CHP Sanat Ödülü’nü kazandı.

Ulvi Cemal Erkin Eserleri

Piyano: Beş Damla (1931), Duyuşlar (1937);
Orkestra: İki Dans (1930), Köçekçeler (1943), Birinci Senfoni (1944-1946), İkinci Senfoni (1948-1951), Keloğlan (bale müziği-1950); oda orkestrası için: Piyanolu Beşli (1943), Sinfonietta (1952), solo ve orkestra için: Konçertino (1931), Piyano Konçertosu, Keman Konçertosu (1947), Yedi Halk Türküsü (1965); keman ve piyano için ikililer: Emprovizasyon (1929-1932), Zeybek Türküsü (1929-1932); Ninni (1929-1932); koro için: Yedi Türkü (1943), On Türkü (1960); piyano için; İki Prelüd (1971).

Cemal Reşit Rey Hakkında Kısa Bilgi (25 Ekim 1904, Kudüs – 7 Ekim 1985, İstanbul), Cumhuriyet tarihinin ilk kuşak bestecilerinden, Türk Beşlerigrubunun bir üyesi, Onuncu Yıl Marşı, Lüküs Hayat opereti gibi ünlü eserlerin yapımcısıdır.

Cemal Reşit Rey Hayatı

Ailesinin 1913’te Paris’e yerleşmesi üzerine bu kentte piyano dersleri alma olanağı buldu. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine ailesi İsviçre’ye geçince bu kez Cenevre Konservatuarına girdi. Beş yıllık öğreniminin ardından (1919’da Paris’e döndü), müzik öğrenimini sürdürdü. Türkiye’ye dönünce İstanbul’da yeni kurulan Darülelhan’a (sonra Belediye Konservatuvarı) piyano ve beste öğretmeni oldu (1923). 1926’da Uluslararası Besteciler Birliği üyeliğine seçildi. 1938-1940 arasında Ankara Radyosu müzik yayınları yöneticiliği yaptı. 1943’te İstanbul’a kurduğu, kentin ilk yaylı çalgılar orkestrası iki yıl sonra İstanbul Şehir Orkestrası’na dönüştü, bu topluluğu, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adını aldığı 1970’e kadar yönetti. 1946’da İstanbul Filarmoni Derneği kurucuları arasında yer aldı. 1949’da İstanbul Radyosu’nun müzik danışmanlığını yaptı. Sonraki yıllarda yurt dışında birçok orkestrayı konuk olarak yönetti. 1985’te Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından profesörlüğe

Rey; H.F. Alnar, Akses, U.C. Erkin ve A. Saygun ile birlikte “Türk Beşleri” adıyla anılan grubun üyesidir. Ülkemizde Klasik Batı müziğinin yaygınlaştırılması ve kurumlaştırılması doğrultusunda emek verenlerin başında gelen sanatçı, eserlerinde genellikle Fransız izlenimciliğinin etkilerini Türk Halk ve sanat müziği gelenekleriyle bağdaştırdı. Geç dönem eserlerinde yerli renklere hemen hiç yer vermedi.

Cemal Reşit Rey Eserleri

Başlıca besteleri:Sultan Cem (1923), Zeybek (1926), Çelebi (1943). Operaları; ağabeyi Ekrem Reşit Rey’in metinleri üzerine Lüküs Hayat (1933), Deli Dolu (1934), Hava Civa (1937) gibi operalara, senfonik şiirler (Çağrılış, 1950; Fatih 1953), orkestra için Enstantaneler (1931), ses ve piyano için Anadolu Türküleri (1926), Piyano Konçertosu (1946), orkestra için Eski bir İstanbul Türküsü Üzerine Çeşitlemeler (1961), İkinci Senfoni (1963).

Hasan Ferit Alnar Hakkında Kısa Bilgi (d. 1906- ö. 1978), Çağdaş Türk müziği bestecisi.
Türk Beşleri arasında yer alan bestecilerdendir. Klasik Türk Müziği öğeleriyle Batı müziği tekniklerini bağdaştırma çalışmalarıyla tanınır. Kanun ve Yaylı Sazlar Orkestrası İçin Konçerto, Viyolensel Konçertosu en bilinen eserlerindendir.

Hasan Ferit Alnar Hayatı

Küçük yaşta geleneksel sanat müziğine başlayan ve on dört yaşındayken İstanbul’da bir “kanun virtüozu” olarak ün yapan Alnar, ilk gençlik yıllarında özel olarak armoni,kontrpuan ve füg dersleri alarak yeteneğini çoksesli müzik alanına kaydırdı. 16 yaşındayken ilk bestesini yaptı. O yıllar İstanbul Sultanisi’nde (İstanbul Lisesi) okuyor, aynı zamanda geceleri, Darüttalim-i Musiki topluluğuyla sahneye çıkıyordu. Yine o sıralar aynı toplulukla Berlin’e giderek Alman Polydor firması için birkaç plak doldurdu. Bu yolculuklarından birinde Berlin Yüksek Okul müdürü ve besteci Franz Schreker ile tanışan Alnar çok sesli bestelerinin Schreker’in ilgisini çektiğini görünce, bitirmek üzere olduğu İstanbul Mimarlık Akademisi’nden ayrıldı ve devlet bursuyla 1927’de Viyana’ya yerleşti. Viyana Devlet Müzik Akademisi’nin bestecilik bölümünde Joseph Marx’ın öğrencisi oldu, ardından Oswald Kabas ile orkestra şefliği çalıştı.

1932’de Türkiye’ye döndü ve İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda orkestra şefliği, Belediye Konservatuarı’nda müzik tarihi hocalığı yaptı. 1936’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na (Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası) şef olarak atandı ve Ankara’da ilk opera temsilerini hazırladı. Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası’nın şefi Dr. Praetorius’un ani ölümü üzerine, orkestranın şefliğini 1946 yılında üstlenen Alnar, altı yıl boyunca sürdürdüğü bu görevi, sağlığının bozulması dolayısıyla bırakmış, bir süre sonra tekrar Viyana’ya yerleşip çeşitli orkestraları konuk şef olarak yönetmiştir. 1964’te yurda döndükten sonra sanat yaşamını başkentte sürdürdü.

Yapıtlarında Klasik Türk müziği bilgisinden büyük ölçüde yararlanan Alnar’ın bu açıdan en çok dikkati çeken yapıtı, 1944-1951 yılları arasında bestelediği Kanun ve Yaylı Sazlar Orkestrası İçin Konçerto’dur. İlk kez 1958’de yaylı sazlar dörtlüsü eşliğinde Ferit Alnar tarafından Ankara’da seslendirilen yapıt, daha sonra Cem Mansur yönetimindeki orkestra eşliğinde Ruhi Ayangil tarafından uzunçalara kaydedildi. Bu konçertoyla, Türkiye’de ilk kez geleneksel bir çalgıyı “solo” olarak değerlendirmiştir.
Türk halk müziğine de ilgi gösteren Hasan Ferit Alnar, halk müziği gereçlerini örneğin “Prelüd ve iki Dans” adlı orkestra yapıtında kullanmıştır. Bestecinin en çok seslendirilen yapıtlarından bir başkası da “Viyolonsel Konçertosu”dur. Sanatçı, Türkiye’de çekilen tümüyle renkli ilk film olan Halıcı Kız’ın müziğini de bestelemiş ve kanunu kendisi seslendirmiştir. Klasik Türk Müziği alanındaki besteleri ise son dönemde sık sık seslendirilmeye başlamış ve kayıtları yayınlanmıştır.
Türk Beşleri’nin içinde yer alan Alnar, teksesli Türk Müziğinden yetişmiş olmasıyla ayrı bir yere sahiptir.
Belirsiz bir rahatsızlık nedeninden dolayı 1978 yılında hayata veda etmiştir.

Hasan Ferit Alnar Eserleri

Üç Şarkı, Romantik Uventür, Prelüd ve İki Dans, Türk Süiti, İstanbul Orkestra Süiti, Viyolonsel Konçertosu, Kanun Konçertosu, Fantezi, Yalova Türküsü, Sarı Zeybek, İstanbul Sokakları, Namık Kemal,Halıcı Kız, Kelebek Zabit, On Saz Semaisi, Bayati Araban Peşrevi Bayati Araban Saz Semaisi, Segah Peşrev,S özsüz Romans.

Necil Kazım Akses Hakkında Kısa Bilgi(6 Mayıs 1908, İstanbul – 16 Şubat 1999, Ankara), Türk senfonik müzik bestecisi.
Çağdaş Türk müziğinin kurucu ve öncü kuşağı olan ve “Türk Beşleri” olarak tanınan grubun üyesidir. “Ankara Kalesi” adlı senfonik şiiri, piyano için, “Minyatürler”, keman ve viyola konçertoları, orkestra için “Konçerto” ve “Ballad”’ı, beş senfonisi ve yaylılar için dört değerli kuarteti başlıca yapıtları arasındadır.
Ankara Devlet Konservatuarı’nın kurulmasında rol almış, 1948’de bu kurumun müdürlüğünü yapmış, iki kere Ankara Devlet Opera ve Balesi müdürlüğü görevinde bulunmuştur. 1971 yılında “Devlet Sanatçısı” ünvanı verilen ilk 11 sanatçıdan biridir.

Necil Kazım AksesHayatı

Müzik eğitimine ilkokul yaşlarında başlayarak keman ve viyolonsel eğitimi gördü. Darülelhan’da Cemal Reşit Rey’den armoni dersleri aldı. Liseyi bitirdikten sonra (1926) Avusturya Devlet Müzik ve Görsel Sanatlar Akademisi’nde öğrenim gördü. Joseph Max ve Kleinecke’nin öğrencisi olduğu bu kurumun komposizyon bölümünü bitirdi (1931). Prag Devlet Konservatuarının İleri Kompozisyon Bölümü’nde besteci Josef Sulk ve Alois Haba’nın öğrencisi oldu (1932-1934). Türkiye’ye dönüşünde Ankara Musiki Muallim Mektebi’ne öğretmen olarak atandı (1934). Paul Hindemith ile Devlet Konservatuarını kurma hazırlıklarına katıldı. Ankara Devlet Konservatuarı Müdürlüğü (1948), Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü (1949), Bern ve Bonn Kültür Ateşeliği (1955), Ankara Devlet Operası Müdürlüğü (1971) görevlerinde bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı olarak onurlandırıldı (1971). Emekli olduktan sonra uzman olarak Devlet Konservatuvarı’na komposizyon öğretmen atandı. Çeşitli nişanlarla onurlandırılan Necil Kâzım Akses, Klasik Türk Müziği ve halk müziği motiflerini çok sesli müzik tekniğiyle yeniden işleyen ve besteleyen Türk Beşleri’ndendir. Itri’nin Nevakârı Üstüne Scherzo (1948), Bir Divandan Gazel (1976) gibi bestelerinde bu eğilim daha belirgindir.

Necil Kazım Akses Eserleri

Prelüd ve fügler (1929), Beş piyano parçası (1930), Piyano Sonatı (1930), Flüt-piyano sonatı (1933), Mete (bir perdelik opera, 1934), Çiftetelli (orkestra içip senfonik dans, 1934), Minyatürler (1936), Çok seslendirilmiş türküler (1936), Sophokles’in Kral Oidipus oyunu için müzik (1936), Julius Caesar için müzik (1936), Konservatuvar marşı (koro ve orkestra için U.Cemal Erkin ile birlikte, 1940), Ankara Kalesi (senfonik şiir, 1942), Yaylı çalgılar için üçlü (1945), Yaylı çalgılar için dörtlü (1946), Eşliksiz çoksesli koro kompozisyonları (1947), Timur (opera, tamamlanamadı, 1956), On piyano parçası (1946), On Türkü (eşliksiz karma koro için, 1964), Portreler (1965), Senfoni (No. 1, 1966), Konçerto (1969), Yaylı çalgılar için dörtlü “Ağıt Kuartet” (1971), Cumhuriyetin 50. yıl marşı (1973), Sesleniş (1973), Senfonik destan (1973), Sololar geçidi (Timur operasından, 1974), Şiirlerle müzik (1975), Bir divandan gazel (1976), Viyola konçertosu (1977), Yaylı çalgılar orkestrası için senfoni (1978), Yaylı çalgılar için dörtlü (1979), 3. senfoni (1970-1980), İdil (Solo viyolonsel ve orkestra için (1980), Barış için savaş (senfonik şiir, 1981), İstanbul’a gönül veren ozanlar (çoksesli koro için, 1983), 4. Senfoni (1983) Atatürk Diyor ki (1988)

Konu hakkındaki düşüncelerinizi yorum kısmından belirtebilirsiniz.

(2019-2020) DERS KİTABI CEVAPLARINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!



BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAS

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.